Home » Akıllı Telefonlar, Kablosuz Kulaklıklar, Hız Sabitleyiciler, Kontrollü Uçuş Sistemleri… Apollo Ay Misyonu Teknolojiyi Nasıl Değiştirdi?
Technology Turkey

Akıllı Telefonlar, Kablosuz Kulaklıklar, Hız Sabitleyiciler, Kontrollü Uçuş Sistemleri… Apollo Ay Misyonu Teknolojiyi Nasıl Değiştirdi?

ABD’nin 1969 yılında Ay’a ayak basmasıyla, teknolojinin gidişatı baştan sona değişti. NASA, Apollo programıyla insanlığı Ay yüzeyine taşımakla kalmadı, bugün dahi kullandığımız pek çok teknolojik aygıtın gelişimine öncülük etti. Teknolojik devrimle değişen dünyamız bugün ARTEMIS projesiyle yeni bir eşik atlamaya hazırlanıyor. Peki Apollo ile hangi teknolojik aygıtlar hayatımıza girdi? İşte uzay maceramızın çığır açan teknolojileri…

Amerikan Ulusal Havacılık Dairesi (NASA) astronotları Neil Armstrong ve Buzz Aldrin, 1969’da Ay’da ilk adımlarını attıklarında teknolojik anlamda dünyanın kaderi değişti. Aradan geçen 54 yılda uzay teknolojileri alanında pek çok yeniliğe imza atan NASA mühendisleri, bugün kullandığımız teknolojik cihazların atalarını Apollo projesi kapsamında geliştirdi.

İlerleyen yıllarda Armstrong ve Aldrin’in izinden giden pek çok bilim insanı oldu. Bunlardan biri de, Astronot Mike Massimino…

1996 yılında NASA 16’ncı Astronot Grubu’nda yer alan Massimino, ilk Ay yolculuğundan nasıl etkilendiğini BBC’ye şu ifadelerle anlattı:

“Armstrong ve Aldrin’in yapmış olduğu yolculuk bana ilham vermişti. Bunun yüzyıllardır gerçekleşmiş en önemli şey olduğunu düşünüyordum.”

Uzay yarışının yarattığı büyülü dünyadan etkilendiğini ve Armstrong’u bir idol olarak gördüğünü itiraf eden Massimino, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) makine mühendisliği alanında doktora derecesiyle mezun olduktan sonra, 1996 yılında NASA astronotu olarak seçildi.

Ulusal Havacılık Dairesi için iki önemli uzay görevine katılan Massimino, Hubble Uzay Teleskobunun yörüngeye yerleştirilmesi ve kurulması çalışmalarına katıldı.

Uzak gezegenleri, yeni yıldız kümelerini tespit etmede kullanılan Hubble Teleskobu, NASA’nın belki de en önemli başarılarından biri olarak tarihe geçti. Uzay teknolojilerinde peşi sıra gerçekleşen devrim niteliğindeki buluşlar, bütün bilişim endüstrisine de etki etti.

Sadece bu da değil, yakın gelecekte uzak gezegenlere yolculuk edeceklerinden emin olan bilim insanları, uzay araştırmaları kapsamında birçok devrim niteliğinde çalışmaya imza attı. Bugün elimizden düşmeyen akıllı telefonlar da Apollo Ay projesinin dolaylı sonucu olarak ortaya çıktı.

Peki yeni teknolojiler üzerine çalışan bilim insanlarının buluşları yaşamlarımızı nasıl değiştirdi?

Apollo 11 Ay misyonu astronotlarından Buzz Aldrin, Ay’a ayak basıyor. Fotoğraflar: Alamy

BÜYÜK BİLGİSAYARLARIN YERİNİ KÜÇÜK VE AKILLI CİHAZLAR ALDI

ABD hükümetinin Ay yüzeyine ayak basmak için yaptığı harcama bugünün parasıyla 257 milyar Dolar civarında. Bu süre içerisinde sayısız mühendis uzay programı için binlerce teknolojik aygıt geliştirdi. Özellikle, uzay programları kapsamında bilgisayar teknolojisinin giderek gelişmesi bilişim çağının gelip çattığının habercisiydi.

“Apollo programı sayesinde insanlar, büyük bilgisayarların yerini giderek küçük ve akıllı cihazların almasına tanık oldu” diyen MIT Mühendislik ve Üretim Tarihi profesörü David Mindell, uzay araçlarındaki bavul büyüklüğündeki bilgisayarların evrimine işaret etti.

Bilgisayar teknolojisinin giderek küçüldüğünü hatırlatan Mindell, o dönem kullanılan bilgisayarların yalnızca 74 KB ROM ve 4 KB RAM belleğe sahip olduğunu söyledi. Bir başka deyişle bugün herkesin cebinde bulunan akıllı telefonların belleği o dönem NASA’nın elinde bulunan bilgisayarların 1 milyon katından daha fazla.

Bu bilgisayarlar sayesinde insanlık Dünya’dan Ay’a yaklaşık 380 bin km yol kat edip Ay yüzeyine inmeyi başardı.

O dönem kullanılan teknolojiye değinen Mindell, ‘Apollo Rehberlik Bilgisayarı’ adı verilen o ilk bilgisayarla Apollo’nun başarıya ulaşması sonrasında dijitale olan ilginin eşik atladığını belirterek, “Bu seyahatler, insanlara bilgisayarların güvenilir olabileceğini ve bir şeylere entegre edilebileceğini gösteren çok önemli bir an oldu” ifadesini kullandı.

Akıllı telefonlar, kablosuz kulaklıklar, hız sabitleyiciler, kontrollü uçuş sistemleri... Apollo Ay misyonu teknolojiyi nasıl değiştirdi

KONTROLLÜ UÇUŞ SİSTEMİ, HIZ SABİTLEYİCİ, ÇARPIŞMA ÖNLEME SİSTEMİ…

1970’lere gelindiğinde NASA yeni geliştirdiği uçuş bilgisayarlarını hemen her modern uçak için uygulamaya koydu. Artık ticari havayollarında sefere çıkan uçaklarda, krank, kasnak ve hidroliğin yerini, bilgisayara bağlı dijital kontrollü uçuş sistemleri alıyordu.

Apollo programı başladığında, astronotlar uzay araçlarını mekanik olarak kontrol ediyordu; aletler aracın kanatlarındaki ve kuyruğundaki kontrol yüzeylerine kablolar ve çubuklarla bağlıydı. Fakat, Ay’a yapılacak üç günlük yolculuğun yanı sıra bir de Ay yüzeyine inme isteği insan hatasına yer bırakmayan bir girişimdi.

İnsan hatasını en aza indirecek ve uçuşa rehberlik edecek sistemler üzerine düşünen mühendisler, modülü ve bilgisayarlı rehberlik sistemini yapılandırmak üzere Draper Laboratuvarları’nı görevlendirdi.

‘Rehberlik, Yön Bulma ve Kontrol Sistemi’, astronotların girdiği bilgileri elektriksel sinyallere çevirdi ve onları, çeşitli sensörlerden gelen bilgilerle beraber ‘Apollo Rehberlik Bilgisayarı’na gönderdi. Bu bilgiler ışığında bilgisayar, istenen sonucu almak için kontrol ateşlemelerinin nasıl ayarlanacağını planladı.

Sistem analog değil dijital olduğundan, karmaşık yazılımlardan yararlanabiliyor ve büyük miktarda veri depolayabiliyordu. Bu teknoloji o dönem için devrim niteliğinde olsa da bugün bu teknoloji bütün uçaklarda, akıllı otomobillerde kullanılıyor. Hız sabitleyiciler, fren sistemleri ve çarpışma önleme sistemleri de bu dönemin ürünlerinden birkaçı…

Akıllı telefonlar, kablosuz kulaklıklar, hız sabitleyiciler, kontrollü uçuş sistemleri... Apollo Ay misyonu teknolojiyi nasıl değiştirdi

MİKROÇİPLER APOLLO PROJESİYLE POPÜLER HALE GELDİ

Bilgisayarların giderek küçülmesi, kullanıcıların daha küçük cihazlarla tanışmasına yol açtı. NASA’nın önündeki en büyük görevlerden biri, dev Saturn V roketini yörüngede tutmak için gereken bilgisayar teknolojisinin geliştirilmesiydi. Ana bilgisayarın küçültülmesi için yapılan çalışmalarda mikroçiplerin geliştirilmesi yeni bir çağın müjdecisiydi.

Mindell, “Apollo programı, 1960’larda ABD’nin ‘entegre devre’ üretiminin yüzde 60’ını tüketiyordu. Uzay programındaki gelişmeler bu alanın büyük bir ivme kazanmasına yol açtı” dedi ve ekledi:

“O dönemlerde hatırlıyorum da ‘entegre devreler’ (mikroçipler) yeni ve ‘kaçık’ şeylerdi. NASA’nın mikroçipleri Apollo görevine dahil etmesi bu teknolojinin gelişmesine büyük destek oldu. Bence milyonlarca insanın izlediği Apollo projesinin başarılı olması, insanların gözünde yeni teknolojileri meşru bir zemine taşıdı.”

Akıllı telefonlar, kablosuz kulaklıklar, hız sabitleyiciler, kontrollü uçuş sistemleri... Apollo Ay misyonu teknolojiyi nasıl değiştirdi

Apollo 12 Ay misyonundan bir kare

ŞARJ EDİLEBİLİR PİL ARAYIŞI KABLOSUZ KULAKLIKLARI YARATTI

2013 yılında piyasaya sürülen kablosuz kulaklıkların temellerinin de Apollo programında atıldığını biliyor muydunuz?

Evet, bugün çoğumuzun kullandığı şarj edilebilen kablosuz kulaklıkların pilleri NASA’nın Apollo sırasında ve sonrasında yaptığı kapsamlı çalışmalar neticesinde geliştirildi.

1990’lı yıllarda NASA tarafından uzay araçlarının kumanda modülünde hafif pil birleşimi olan gümüş-çinko piller geliştirildi. Fakat, mühendisler bu pillerin bir kere kullanılmasını istemiyor; şarj edilebilir olması üzerinde çalışmalar yapıyordu.

Bilim insanları hücre ayırıcılar ve elektrotlar üzerinde yıllar süren bir çalışma yapmış, fakat bu teknoloji Apollo projesinde kullanılamamıştı. Ama NASA mühendisleri vazgeçmemiş ve projeye devam etme kararı almıştı.

Mühendisler ilk olarak pilleri küçülterek şarj edilebilir hale getirmeyi denedi ama bu aşırı ısınmaya yol açıyordu. Bilim insanları çareyi gümüş oksit-çinko piller geliştirmekte buldu. Kulaklıkların içine girebilecek şekilde küçültülebilen piller aynı zamanda şarj edilebilme ve geri dönüştürülebilme özelliğine sahipti.

EL DEĞMEDEN HAZIRLANAN GIDALAR İLK KEZ DENENDİ

Apollo projesinde, Ay yüzeyine inecek astronotların ne yiyeceği ve gıdaların nasıl korunacağı da NASA’nın çözmesi gereken ciddi bir sorundu. Özellikle yiyeceklerin bakterilerden arındırılmış olması ve korunması konusunda oldukça hassas olan bilim insanları, gıda güvenliği için dünyanın en büyük tahıl ve diğer gıda üreticilerinden biri olan Minnesota merkezli Pillsbury şirketi ile anlaştı.

Apollo projesi sayesinde gıda güvenliği üzerine genişletilmiş çalışmalar başlatıldı. Bugün insan eli değmeden hazırlanan paketli gıda teknolojisi Apollo projesinin bir armağanı.

Üretim bandında büyük değişimler yapan Pillsbury şirketi, ham madde işleme ortamından dağıtıma kadar insan ve gıda etkileşimini sınırladı. Uzay yolculuklarında Pillsbury şirketinin hazırladığı ürünleri kullanan NASA başarıyı tasdik ettikten sonra, ünlü gıda üreticisi bu sistemi kendi ürünleri için kullanmaya başladı. İlk ‘el değmeden hazırlanan’ gıdaların atası da bu dönemde ortaya çıkmış oldu.

Akıllı telefonlar, kablosuz kulaklıklar, hız sabitleyiciler, kontrollü uçuş sistemleri... Apollo Ay misyonu teknolojiyi nasıl değiştirdi

-153 DERECEYE DAYANIKLI YALITIM MALZEMELERİ

NASA için Ay yüzeyine inen insanların ve uzay araçlarının ısısını kontrol altında tutmak da bir diğer önemli sorundu. Gün boyunca 107 derece olan Ay yüzeyinde sıcaklık geceleri -153 derecelere kadar düşebiliyor. Bu nedenle mühendisler, Apollo projesinde Ay görevi yürütecek astronotlar için özel yalıtımlı uzay giysileri icat etti.

Çoğumuzun acil durum çantalarında görmeye alışık olduğu parlak malzemeli ‘çok katmanlı yansıtıcı yalıtım battaniyeleri’ Apollo projesinin bir ürünüydü.

Güçlü bir yalıtım battaniyesi üzerinde çalışan NASA araştırmacıları, buharlaştırılmış alüminyumu plastiğin üzerine ekledi. Sonuç olarak ısıyı yaratan kızılötesi dalgaları yansıtan, çok ince ama dayanıklı bir yalıtım malzemesi ortaya çıktı. Üretilen malzemenin en büyük avantajı vücut ısısını korumasının yanında bir de yoğun güneş radyasyonunu önleyebilir olmasıydı.

Bugün bile NASA uzay araçlarında ve uzay giysilerinde bu yalıtım malzemesi kullanılıyor. Ayrıca ‘uzay battaniyesi’ günlük hayatta da kullanılan bir ürün haline geldi. Binaların yalıtımında faydalanılan bu malzeme, itfaiyecilerin kıyafetlerinde, kamp ekipmanlarında ve MR cihazları da dahil olmak üzere pek çok alanda yer buluyor.

PROJE, KÜRESEL EKONOMİYE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADI

12 astronotu Ay yüzeyine taşımayı amaçlayan Apollo projesi için büyük bir yatırımlar yapıldığına değinen Ulusal Hava ve Uzay Müzesi Apollo Koleksiyonu Küratörü Teasel Muir-Harmony, “Apollo projesi bir noktadan sonra federal bütçenin yüzde 4’ünü aştı. Yüzbinlerce insanın çalıştığı projeye 20 bin şirket ve üniversite katkıda bulundu” ifadesini kullandı.

Projede yenilikçi malzemeler ve elektronik ürünlerinden hazır yemeklere ve bunları pişirmek için kullanılan tezgâh üstü mikrodalga fırınlara kadar pek çok ürün tasarlandı. Akıllı telefonlar, dokunmatik ekranlar, bugün bir arabayı hareket ettirebilen lityum-iyon piller ve hatta yapay zeka teknolojisi proje çerçevesinde geliştirildi.

“Uzay teknolojilerinin ulusal öncelik haline getirilmesi sonrasında, bu teknolojik ilerlemenin hayatın pek çok farklı alanı üzerindeki etkisini görmeye başladık” diyen Muir-Harmony, milyarlarca dolarlık yatırımların sadece ABD’de değil, dünya ölçeğinde daha geniş ekonomik faydalar da sağladığına işaret etti. Projenin ilerlemesiyle teknoloji firmaları da gelişti ve bu yüklenici firmaların yüzde 94’ü Apollo projesini daha da ileriye götürdü.

Muir-Harmony, “Geçtiğimiz günlerde düzenlediğim bir turda astronotların uzay istasyonunda nasıl tıraş olduklarını anlattığımda, ünlü bir tıraş bıçağı markasının bu projeden çıktığına değindim. Evet, proje başta Amerikan ekonomisi olmak üzere küresel ekonomiye de katkılar sağlıyordu” dedi.

Akıllı telefonlar, kablosuz kulaklıklar, hız sabitleyiciler, kontrollü uçuş sistemleri... Apollo Ay misyonu teknolojiyi nasıl değiştirdi

ARTEMIS PROJESİ İÇİN 93 BİN Teknoloji ŞİRKETİ ÇALIŞIYOR

Soğuk Savaş döneminde rekabetin içine doğan Apollo Projesi, uzay çalışmalarına yön verdi. NASA’nın yeni hedefleri için bir anlamda, ‘sıçrama tahtası’ işlevi gören proje son bulsa da yarattığı etki hâlâ hissediliyor.

NASA, ARTEMIS projesiyle yeni ufuklara yelken açarken, hayatımızı etkileyecek yeni teknolojilerin de kapıda olduğunu müjdeliyor. Kurumun son ekonomik raporunda, Ay programında üretilen mühendisliğin daha şimdiden ABD ekonomisine 20,1 milyar dolar kazandırdığı belirtiliyor.

Bununla birlikte, raporda dünya genelinde ARTEMIS projesine katkı sağlayan 93 bin 700 şirket olduğu da vurgulanıyor.

BBC’de yayımlanan, “Apollo: How Moon missions changed the modern world” başlıklı yazıdan derlenmiştir.

Kaynak: Hurriyet

Translate